Eee.. ben boşuna Macera Başlıyor diye başlık atıp bölümlere
ayırmadım. Macera gerçekten de başladı!
Annem hep derdi Lara ile ilgili hayıflanıp durduğumda; dur
bakalım; artık büyümeye başladı; daha kızamık çıkaracak, su
çiçeği olacak, neler göreceksin neler... Bana da tabii bu
hastalıklar biraz uzak gelirdi açıkçası. Eee daha çok küçük
ya..
Geçen akşam gece yarısı saat 02:00.. Mışıl mışıl uyuduğum
yatağımdan biri sanki beni dürterek kaldırdı. Cin gibi oldum
sanki. Allah Allah Lara ağlamadığı müddetçe hiç adetim
değildir böyle birden bire uyanmak.. Eee madem uyandım,
gidip Lara’ya bakmaya karar verdim. Odaya girdim ve Lara’nın
yatağının hemen karşısında duran koltuğa uzandım. Meleğim
mışıl mışıl uyuyor. 10 dk geçti-geçmedi, yatağıma geri
dönmeye karar verdim. Dur dedim, şu cingözümü, o tatlış
suratı uyurken biraz seyredeyim. Tam o sırada –ki bir an onu
uyandırdığımı düşündüm- Lara garip bir öksürme ile ağlamaya
başladı. Normalde, gece yarısı böyle ağladığında yaptığım
ağzına emziğini verip yatırmak olduğundan emziğine doğru
yöneldim. Fakat Lara birden oturma pozisyonuna geçti ve
kusmaya başladı.
Beni düşünebiliyormusunuz? Şok oldum! Hiçbirşeyi yok, daha
demin uyuyordu! Aaa.. Uyku sersemi tam olarak olayın
ciddiyetini anlayamadım ki Lara 3. kez ciddi şekilde
çıkarınca tüm evi ayağa kaldırdım. Lara’nın kusmasıyla ilk
kez karşılaştığımızdan karı-koca gece yarısı korku ve panik
içinde kaldık. Saniye içinde giyinerek Lara’yı kaptığımız
gibi doğru Amerikan Hastanesi’ne tabii.
İnsan bu tarz durumlarla ilk kez karşılaştığında ne
yapacağını bilemiyor. Bir de tabii kendi karşılaşsa neyse..
En azından ne olduğunu az-çok kestirebiliyor. Ama o minnacık
küçücük canıyla yavrusuna birşey olduğunda yüreği paramparça
oluyor. Niye kustu diyorsun? Her zamanki yemeklerini yedi.
Ne oldu ki?
Gece saat 3:00’de Amerika’nın acilindeydik. Lara’ya hemen
fitil atıldı ve kusması önlenmeye çalışıldı. Üç hemşire;
biri hüngür hüngür ağlayan kocamın, diğeri panik halde olan
benim, bir diğeri de kusması durmayan Lara’nın başında.
Diyorlar ki, sakin olun sadece kusuyor, panik olunacak
birşey yok. Yok da, gel de bunu bize anlat. Hemen kan
tahlilleri, testler...
Sonuç:
Lara rota olmuş. Yani ilk kez duyanlar için; bebek ve
çocuklarda özellikle şu aralar çok sık rastlanan, kusma,
ishal ve ateşe yol açan bir virüs. Üstelik de bulaşıcı!
Sonunda kusma ve ishal durmayınca Lara’ya serum bağlandı
tabii.
Sabah 8:00'de çıktık hastaneden. Perişan bir halde. Lara
baygın şekilde uyuyor, biz se aptala dönmüş bir vaziyette.
Neyse ki biz sanırım biraz hafif atlattık bu rotayı. 4 gün
hastanede yatanlar varmış çünkü dediklerine göre. Bizim ki 3
gün sürdü ama benim birtanem kilo verdi, halsizleşti, anca 1
haftada kendine gelebildi.
Annemin dediği gibi kimbilir daha neler göreceğiz neler.
Çocuk büyütmek kolay mı? Kalbim kim bilir kaç kere hop
edecek? Peki ya annelik içgüdüsüne ne demeli? Allah
tarafından kaldırıldım o yataktan. Kim bilir belki de
melekler kaldırdı beni. O küçücük meleğimin yanında olmam
için. Ona o anda müdahale edebilmem için. Düşünüyorum da
hala kendi kendime inanamıyorum.
Aman Allah’ım onları korusun ne olur. Onlara birşey olmasın.
Onlara birşey olduğunda hissedilen acının ve üzüntünün
tarifi yok çünkü.
Bu arada,
tüm annelerimin anneler gününü kutlarım. Tüm anneler...
Hepiniz herşeyin en güzeline layıksınız.
Şebnem
Binatlı Türer
10 Mayıs 2006
Yazarımızın önceki yazılarına ulaşmak için
Tıklayın
Yazarımıza yorumlarınızı ya da mesajınızı göndermek için
Tıklayın
< Geri
Dön