Evet yanlış duymadınız, hanımefendi Anne Bebek Dergisi’nin
Haziran ayı sayısına kapak oldu! Derginin iç sayfalarında da
bendeniz, hanımefendinin yanında perişan saçlarını oynamış
vaziyetteyim. Niye mi perişanım? Lara’yı ilk yarım saat
sadece bir noktada tutmak pek kolay olmadı da ondan.
Fotoğrafçımız dahil beş kişi maymun olduk. Lara’yı objektife
baktırıp güldürmek için yapmadığımız şaklabanlık kalmadı.
Hadi güldürmeyi bırakın, Lara’yı oturduğu yerde 1 dk. tutmak
bile bir mucizeydi. Ama Allah’tan bulunulan mekan ve dekor
Lara’ya çok değişik geldiğinden yükümüz oldukça hafifledi.
Seral Teyzesi'nin de türlü numaralarıyla (Seral Çelik; Anne
bebek Dergisi Genel Yayın Yönetmeni) yapılan çekimimiz
yorgunluğu keyfe bıraktı. Fakat yarım saat sonunda ortama alışınca ve önünde dekor
olarak kullanılan üzümleri ve çilekleri yemeye de kalkışınca
çekimimiz sona ermiş oldu. Tabii bu çekim için hanımefendiye
öylesine çok kıyafet alındı ki, artık biz de madem bu kadar
elbisesi oldu iki doğumgünü yapmaya karar verdikJ
Şaka bir yana 19 Mayıs nedeniyle malum tatili
değerlendirerek Mersin’e babaanne ve dedemizi ziyarete
gittik. Halalar ve babasının tüm akrabaları orada tabii. Eee
ne yapalım oradaki eş-dost Haziran ayında Lara’nın 1 yaş
doğumgününe gelemeyeceklerinden biz de hazır gitmişken küçük
bir doğumgünü yapalım dedik. (Kıyafet de çok ya, onu
giydir-bunu çıkar) Dedik demesine de, gel de Lara’nın süslü
annesine hitap eden bir yer bul Mersin’de. Pekçok yer
kebapçı ya da bir restaurant. Yani öyle doğumgünü yapmaya
müsait yerler değil. Neyse, başladık araştırmaya. Oraya git,
buraya git sabahtan beri dolaşıyoruz; akşam saat 20:00
civarları hava hafif kararmış son bir yere daha uğrayalım
dedik. Mekanın önü dolu, biz de arabayı biraz ilerisine,
başka bir yerin önüne park ettik.
Arabadan indiğimde herhalde yanlış bir yer görüyorum dedim
kendi kendime. Önüme duran yer bir cafe mi, yoksa bir butik
mi? Yok canım cafe değil. Böylesine güzel ve şık bir cafe?
Zannetmiyorum. O sırada kapıdaki yazı dikkatimi çekti.
‘Cemil İpekçi Cafe’.
Hadi canım! Karanlıktan öyle okudum ben! Aaa.. gerçekten de
Cemil İpekçi cafe yazıyor. Burada? Mersin’de? İstanbul’da
bile yok bu ya!
Eşimle jet hızla kapıya yöneldik. Sağlı sollu duran, uçuk
pembe ile dekore edilmiş otağıları geçerek içeri yürüdük.
İçerisi inanılmaz şık dekore edilmiş, son derece kaliteli,
aynı zamanda sade ve kibar ama bir o kadar şatafatlı,
tertemiz, pırılpırıl, (mutfağına da indim bu arada)
inanılmaz sıcak, inanılmaz rahat.. Ne söyleyeyim
bilemiyorum. Sanki ruhumdaki her renk ve dekor burada içiçe
kullanılmış.
Çalışanları ve sahibine gelince –ki burası franchising bir
işletme- sanki kırk yıllık tanıdıklarınız gibi.. Allah’ım
rüyadamıyım? Sanki Lara’nın doğumgünü için özel sipariş
vermişim gibi. Demişim ki Cemil Bey, lütfen gelin burayı
Lara’nın doğumgünü için özel dekore edin! Cafenin hasır
koltukları üzerine atılan minder ve sırtlıklarda uçuk
pembeler, uçuk yeşiller ve minik çiçekler kullanılmış. Masa
kapakları ve peçetelikler ise uçuk yeşille kombin yapılmış.
Mekanda kusur bulmak için bakındım. En ufak bir yer bile boş
bırakılmamış küçük püsküllerle dekore edilmişti. Ben ki en
ufak kusurları görebilen bir organizatör ve tasarımcı olarak
pes dedim. Dedim ki yok, mutlaka bir yerde bir eksiklik
vardır. Ama bulamadım. İnanın tek kelime ile SÜPER!
Neyse, biz üzerimizdeki şoku atlatır atlatmaz menümüzü
seçtik ve pastamızı da sipariş verdikten sonra mekandan
ayrıldık. Unutmadan; isim sizi korkutmasın, fiyatları da
gayet makuldu. Eğer Mersin’deyseniz mutlaka gidin.
Görseniz, Cumartesi günü bizde bir heyecan bir heyecan;
doğumgünü akşamüstü saat 17:00'de başlayacak; biz sabah 7:30
ayaktayız. Ne oluyorsa? Eşimle birbirimize bakıp bakıp
gülümsüyoruz. İnsan onun için herşeyin en güzelini yapmak
istiyor diyoruz. O kadar özel ki. O kadar değerli ki. Herşey
mükemmel olmalı diyoruz. Alt tarafı 20 kişilik bir çay
partisi o kadar. Ama söz konusu bir tanecik bebeğiniz
olduğunda akan sular duruyor işte. Tabi biz bu arada
görseniz balonlar uçurduk, şişirilen balonları yaladık!
ağzımız burnumuz boya oldu; Candan Erçetin’in Hoşgeldin
Melek şarkısında danslar ettik, mumlar üfledik ve tüm
cafenin sevgilisi olduk.
Kısacası çok güzel bir
gün geçirdik. O nedenle,
Cafe’nin sahibi Sevgi Serin ve eşine, 12 yaşındaki
oğulları Umur Serin’e; Mağaza Müdürü Pınar Er’e
ve tüm çalışanlarına teşekkür ederim.
O gün şunu kesinlikle doğruladım. Hani Sevgili Gani Müjde
hep der ya.. ‘Gülümsemesini bilmeyen dükkan açmasın’
diye.. Gerçekten de çok doğru. Garsonundan sahibine kadar
buradaki herkes bize kendimizi evimizde hissettirdi. İşte
işletmecilik bu.. Keşke her yerimiz bu kadar kaliteli, bu
kadar şık ve temiz olsa.
Mersinliler için adresi:
Palmiye mah. Adnan Menderes Blv. 2108 No:1 Sözmen apt. C
Blok No:5 Mersin (Burası Ali baba'nın hemen yanında)
Tel: 0324 326 02 06 – 326 02 09
Şebnem
Binatlı Türer
27 Mayıs 2006
Yazarımızın önceki yazılarına ulaşmak için
Tıklayın
Yazarımıza yorumlarınızı ya da mesajınızı göndermek için
Tıklayın
< Geri
Dön