Şebnem Binatlı Türer

sebnem@babyshowerweb.com

 

 

Macera Başladı!

-Bölüm 4-

 Lara 1 Yaşında

 

 

20 Haziran 2006.. Bugün Lara’nın doğumgünü. Benim küçük meleğim, öpmelere kıyamadığım birtanecik prensesimin 1. yaş doğumgünü..

Ne çabuk geçiyor zaman değil mi? Koskoca bir sene... Daha geçen gün bu sıralar karnım burnumda dolaşıyordum etrafta. O henüz karnımdayken doğduğunda nasıl olacağını tahmin bile edemiyordum. Lara’yı kucağıma getirdikleri anı bugün gibi hatırlıyorum. Onun o tarifi mümkün olmayan kokusunu ve teninin sıcaklığını hissedebiliyorum. Hala, kucağıma ilk aldığım an, bana o kocaman gözleriyle bakışını görebiliyorum. Küçük oburumun süt emebilmek için ağzını nasıl kocaman açtığını ve arandığını gözümden yaşlar akarak hatırlıyorum. Eve geldiğimiz o ilk günkü heyecanımızı, ilk yıkayışımızı, ilk dişinin çıktığını gördüğüm anı, ilk adım atışını büyük bir haz alarak anıyorum. Bundan daha güzel ve daha büyük bir zevkin olmadığına inanıyorum. Ondan önceki hayatımla ondan sonraki hayatım arasındaki farkı anlatabilecek kelimeler bulamıyorum. İyi ki doğurmuşum diyorum.. İyi ki var hayatımda..

En kolay zamanları bu zamanlar denildiği hala kulaklarımda. Bir ayaklansın da sen o zaman gör! O zamanlar çok şaşırıyordum bu sözlere. Düşünsenize.. 2 saatte bir emen memeden dolayı bitkin ve uykusuz dolaşan ben, bunun nasıl olup da en kolay zamanları olduğuna bir türlü inanamıyordum. Evet şu anda görüyorum ve yaşıyorum. Evet.. gerçekten de o zamanlar en kolay zamanlarıymış. Yatır yatağına uyusun.. Yatır yatağına oyuncaklarıyla oynasın.. Peki ya şimdi? 1 tek saniye.. bir an.. yalnızca bir an boş bıraktığında neler olduğunu yaşayarak öğreniyorum. Halıların püsküllerini yalayışını, evdeki kabloları ısırışını, çekmeceleri açarak içindeki herşeyi yerlere boşaltışını bir panter gibi üzerine atlayarak önlemeye çalışıyorum.. Önleyebiliyor muyum? Hayır! Yeni yürümenin verdiği heyecanla evin her köşesini dolaşışını, her küçük deliğe girmeye çalışışını, çamaşır makinesinden çamaşırları çıkartışını hayretle izliyorum. Peki ama soruyorum!!! Bu daha ne kadar devam edecek?

Mutfaktaki patates ve soğanları salonun ortasına getirmesine ne diyorsunuz? Allah’tan evdeki yardımcımız duruma hemen el koyuyor. Lara’nın talan ettiği evi ben çıldırmadan toparlıyor.

Geçen gün gördüğümün gerçek mi, yoksa bir halisülasyon mu olup olmadığı konusunda karar veremedim. Sonra da Lara bana kamera şakası mı yapıyor diye düşündüm. Lara’ya hevesle aldığım pembe, süslü mü süslü terliklerin uçları yenmiş! Yanlış duymuyorsunuz, iki kere okumayın..Uçlarındaki pembe lastiğimsi ve şeker kokulu bölüm yok!  

Onlarca diş kaşıyıcısı, onlarca oyuncak bir yanda... Azı dişlerimiz patlamak üzere ya.. hanımefendi eline ne geçerse dişlerini kaşıyor ve kaşırken de yiyiyor. Evde ağza atılmadık, ısırılmadık hiçbir yer ve cisim kalmamıştır herhalde.

Sanırım hemen her çocuk bu süreçten geçiyor. Bizimki henüz tencere tavayla oynamıyor..Şu andaki hobimiz obje yemek de ondan!

Ah, tabii unutmadan çok büyük bir zevk alarak oyun oynadığı bir yer var tabii. Annesinin mağazası! İçerideki onlarca pembe-mavi obje onu çıldırtıyor. Ona ait olan sepetin içindekileri boşaltıp boşaltıp dolduruyor.

Böyle büyüyecekler büyümesine de, benim bu sürekli hoplayan kalbim ne olacak bilemiyorum.  

 

Şebnem Binatlı Türer

20 Haziran 2006

Yazarımızın önceki yazılarına ulaşmak için Tıklayın

Yazarımıza yorumlarınızı ya da mesajınızı göndermek için Tıklayın

 

 

 

 

< Geri Dön

 

Türkiye'nin İLK ve TEK

1 YAŞ GÜNÜ SİTESİ 

 

ONLINE

ALIŞVERİŞ

DÜNYASI

 

 

 

 

 

   
..